YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4427
KARAR NO : 2013/13880
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
Fuhuş için başkasına kadın tedarik etme ve ırza geçme suçlarından sanıklar …, … ve …’un yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan beraatlerine dair … 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.09.2010 gün ve 2003/387 Esas, 2010/269 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklara atılı fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçunun düzenlendiği 765 sayılı TCK.nın 436/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre, 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tâbi olduğu ve suç tarihi olan 28.12.1998’den karar tarihi olan 30.09.2010 tarihine kadar bu sürenin geçtiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması, kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar haklarında bu suçtan açılan kamu davalarının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında ırza geçme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar … ve … haklarında ırza geçme suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
Mağdurenin aşamalarda özde değişmeyen istikrarlı ve tutarlı beyanlarına, sanıkların mağdurenin bir hafta süreyle sanıklar … ve …’ın evlerinde kaldığına dair anlatımlarına, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 08.12.2004 tarihli raporuna ve tüm dosya içeriğine göre, sanıklar … ve …’in “orta ile hafif derece sınırında zekâ geriliği bulunan ve bu zekâ geriliği nedeniyle suç tarihinde mağduresi bulunduğu olayın ahlaki redaetini idrak edemeyecek ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olamayacak durumda olan” mağdureyle
rızasıyla cinsel ilişkiye girdiklerinin sabit olduğu, her ne kadar Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 08.12.2004 tarihli raporunda, mağdurede mevcut olan zekâ geriliğinin hekim olmayanlarca anlaşılamayabileceği belirtilmiş ise de, sanıkların soruşturma aşamasında 28.12.1998 tarihinde alınan savunmalarından, mağdurenin akıl hastası olduğunu bildiklerinin anlaşıldığı gözetilerek haklarında mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.