YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/482
KARAR NO : 2013/8172
KARAR TARİHİ : 26.06.2013
Cinsel taciz suçundan (2 kez) sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 20.04.2010 gün ve 2010/74 Esas, 2010/101 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya içeriğinden sanığın katılanları takip edip öpücük atmak suretiyle tek fiil ile birden fazla kişiye karışı cinsel taciz suçunu işlediği, ayrıca katılan …’e bir hafta önce de aynı hareketleri yapıp, 15.01.2010 tarihinde de cinsel organını gösterdiği anlaşılmakla, sanığın kastının yoğunluğu suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve sanığın cinsel organını göstermesinin cinsel taciz suçu yanında ayrıca hayasızca harekette bulunma suçunu da oluşturmasına karşın TCK.nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren cinsel taciz suçundan hüküm kuruluyor ise de; hayasızca hakarette bulunma suçunu düzenleyen aynı Kanunun 225. maddesinde cezanın alt sınırı 6 ay olarak belirlendiğinden, hakkaniyet ve oranlılık ilkesi gözetilerek bu ceza miktarının altında kalmayacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak bir ceza belirlenip, bir kez TCK.nın 105/1 ve 43/2. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iki kez 105/1 ve 43/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kasıtlı suçtan hapis cezasına hükmedildiği halde, TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, iki suçtan verilen ceza miktarları itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.