Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/5437 E. 2013/13907 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5437
KARAR NO : 2013/13907
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

Irza geçmeye teşebbüs ve tehdit suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan beraatine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.10.2010 gün ve 2005/188 Esas, 2010/320 Karar sayılı hükümlerin süresi içerisinde Yargıtayca incelenmesi mağdure vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Kayden 09.12.1989 doğumlu olup kovuşturma evresinde mahkemece beyanının alındığı 27.07.2006 tarihinde 17 yaşı içerisinde bulunan mağdurenin zorunlu vekil huzurunda sanık hakkında şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, hükmü temyize … bulunmayan mağdure vekilinin vâki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin O Yer Cumhuriyet Savcısının ırza geçme suçuna teşebbüs etmekten kurulan beraat hükmüne yönelik temyiziyle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdure dinlenirken yanında CMK.nın 236/3. maddesine aykırı olarak psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmamış ise de; inceleme tarihi itibarıyla mağdure 18 yaşını tamamlamış olup telafisi mümkün olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, müştekinin mağdurenin beyanlarını destekleyen anlatımları, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 21.04.2005 tarihli rapor ve … Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan 22.04.2005 ve 15.02.2007 tarihli raporlar ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın olay günü akşamı kahvehaneden çıkarak işyerine gittiği, orada sekreter olarak çalıştırdığı mağdurenin yanına giderek “nasılsın diye sorduktan sonra, istersen bildiğim bir ev var kamyonla oraya gider, bir şeyler yer içeriz” şeklinde teklifinde bulunduğu ve mağdureden olumsuz şekilde yanıt aldıktan sonra çekmeceden çıkardığı falçatayla mağdureyi yaralayıp korkutarak ve “Benim olacaksın” şeklinde sözler söyleyerek vücudunun üst kısmını ve göğüslerini sıkıp kazağını çıkarmaya çalıştığı sırada mağdurenin bağırması üzerine, annesi olan müşteki …’nun olay yerine gelmesiyle sanığın işlemeyi kastettiği ve elverişli hareketlerle icrasına başladığı ırza geçme suçunu elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması karşısında, eyleminin ırza geçmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu ve lehe-aleyhe kanun değerlendirmesi de yapılıp, lehe olan kanun hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 12.07.2011 gün ve 233 sayılı Kararı ile … İlçesi adli teşkilatı kapatıldığından, dosyanın … 18. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.