YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5511
KARAR NO : 2012/6746
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
Hürriyeti tahdit ve sarkıntılık suçlarından sanık …’nın yapılan yargılaması sonunda; cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz suçlarından mahkûmiyetine dair … 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.01.2010 gün ve 2005/28 Esas, 2010/37 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın her zamanki servis güzergâhını değiştirip, sonrasında mağdureyi … semtinde ıssız bir yere götürerek aracın ön kapılarını kilitledikten sonra cinsel taciz eylemini gerçekleştirdiği, mağdurenin bu aşamadan sonra minibüsün sürgülü orta kapısından kaçarak olay yerinden uzaklaştığının tüm dosya kapsamıyla sabit olması ve bu nedenle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlandığı gözetilmeyerek teşebbüs nedeniyle indirim yapılmak sûretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında bu suçun tamamlanmış haline uyan TCK.nın 109/1, 109/3-f, 109/5. maddeleri uyarınca verilecek cezanın da 3 yıl hapis cezasını gerektirdiğinden, hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231. maddesinin uygulanmasının, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif cezadan ötürü başka bir biçimde yararlandırma anlamına geleceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 23.03.2004 gün ve 2004/6-41 Esas, 2004/70 sayılı Kararında açıklandığı üzere olayda bu düzenlemenin uygulama yerinin olmadığı anlaşıldığından, bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye de iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Cinsel taciz suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalarda istikrar arz ederek samimi ve inandırıcı bulunan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın mağdureyi öpmeye çalıştığı sırada bedensel temasın bulunduğunun anlaşılması karşısında, eylemin 765 sayılı TCK.nın 421/2 ve 5237 sayılı TCK.nın 103/1. maddeleri kapsamında tartışılması ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca yapılacak lehe kanun değerlendirmesinin de buna göre yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden önce 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.