Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/586 E. 2013/12390 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/586
KARAR NO : 2013/12390
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

Irza geçme suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.03.2010 gün ve 2008/36 Esas, 2010/75 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamından; mağdurenin Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 05.05.2005 havale tarihli dilekçesi üzerine başlatılan soruşturma sonucu Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2006 gün ve 2005/43773 sayılı Kararı ile tehdit, hakâret, aile efradına kötü muamele ve zorla ırza geçme iddiaları konusunda ek kovuşturma olmadığına karar verilerek sadece kasten yaralama eyleminden dolayı 12.06.2006 gün ve 2006/498 sayılı iddianame ile Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 23.06.2006 gün ve 2006/288 iddianamenin değerlendirilmesi kararı ile darp konusunda alınan raporun yetersiz olduğu ve uzlaşma girişiminde bulunulmadan iddianame tanzim edildiği belirtilerek iddianamenin iadesine karar verildikten sonra Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca bu defa yeni bir delil de elde edilmediği halde ırza geçme suçundan iddianame tanzimi için 07.01.2007 tarihinde fezleke tanzim edilerek dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.01.2008 tarihinde İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine ırza geçme suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK.nın 172/2. maddesine göre kovuşturmaya yer olmadığına karar verildikten sonra yeni bir delil meydana çıkmadıkça aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağı, aynı Kanunun 173/1. maddesine göre mağdurenin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren mağdurun onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine itiraz hakkının bulunduğu, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararın tebliğ sonucu itiraz edilmeden kesinleşmesi veya itirazın merciince red edilmesi halinde yeni delil elde edilmeden açılan kamu davasının reddinin gerekeceği, dosyada ırza geçme suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın mağdura tebliğ edilip edilmediğine dair tebligat parçasının dosyada bulunmadığı gözetilerek tebligat yapılıp yapılmadığı, kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, tebligat yapılmamış ise kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin kararın mağdura tebliği ile karara itiraz halinde itiraz sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
765 sayılı Türk Ceza Kanununda eşe yönelik ırza geçme eyleminin suç olarak düzenlenmediği gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyete hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.