YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6000
KARAR NO : 2012/6916
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanıklar … ve …’nun bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; sanık … yönünden eylem beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçu kabul edilerek bu suçtan, sanık …’ın ise atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.10.2011 gün ve 2011/210 Esas, 2011/442 Karar sayılı sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık … ile müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdure beyanlarından, mağdurenin ilkokula başlamadan önce (takriben 10 yaşında iken) amcası olan sanık …’nin basit cinsel istismarlarına maruz kalmaya başladığı ve bu eylemlerin ilkokul 3. sınıfa kadar (takriben 12 yaşına kadar) devam ettiği, ilkokul 3. sınıftan itibaren sanık …’nin cinsel istismarlarına son vererek bu defa amcası olan sanık …’ın nitelikli cinsel istismar eylemlerine başladığı ve eylemlerin soruşturmanın başladığı 14.05.2008 tarihine kadar (takriben 15-16 yaşına kadar) defalarca tekrar ettiği, sanıkların eylemlerini ayrı zaman aralıklarında gerçekleştirdikleri anlaşılmakla; mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna dair Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca 29.01.2010 günü düzenlenen raporunun, bu hususlar sorulmadığı için mağdurenin ruh sağlığının hangi sanığın eylemleri nedeniyle bozulduğuna dair açıklık içermediği gibi mahkemece de bu hususun irdelenmediği anlaşıldığından, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın her iki sanığın eylemleri sonucu mu yoksa bu sanıklardan birinin eylemi sonucu mu oluştuğunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespitinin tıbben mümkün olup olmadığının, Adli Tıp Kurumundan sorulup sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekirken bu konuda açıklık içermeyen rapora dayanılarak eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık … ile müdafii ve katılan vekili temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.