Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/6020 E. 2012/9910 K. 12.10.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 30.12.2023 05:21
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6020
KARAR NO : 2012/9910
KARAR TARİHİ : 12.10.2012
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.06.2011 gün ve 2009/92 Esas, 2011/145 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı olarak yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 19.09.2012 Çarşamba günü saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Rıfat Sarı hazır olduğu halde oturum açıldı.
Sanık müdafiine çağrı kâğıdının gönderildiği, parçasının döndüğü, ancak sanık müdafiin duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla,
Suç vasfı ve ceza miktarı nazara alındığından 5271 sayılı CMK.nın 150/3. maddesi gereği kendisine müdafii tayini zorunlu olduğundan, CMK.nın 156. maddesi uyarınca sanık ... için Ankara Barosundan zorunlu müdafii görevlendirilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Savcısınca da uygun görülmekle zorunlu müdafii görevlendirilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verilmekle,
Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaasına göre duruşmanın 03.10.2012 saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Hikmet Gürbüz hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık ... adına gelen Ankara Barosundan görevlendirilen Av. Duygu Erdoğan huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 17.10.2012 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken, mağdurun çocuk olması nedeniyle TCK.nın 109/3-f maddesi gereğince cezada artırım yapılırken anılan maddenin karar yerinde gösterilmemesi mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak görülmüş, yine aynı suçtan hüküm kurulurken sonuç cezanın 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine 5 yıl 15 ay hapis cezası olarak belirlenmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmalarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 12.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12.10.2012 tarihinde verilen işbu karar 17.10.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Hikmet Gürbüz hazır olduğu halde sanık müdafii Av. Duygu Erdoğan'ın yüzüne karşı tefhim olundu.