YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6501
KARAR NO : 2013/13676
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
Cinsel taciz suçundan sanık …, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık …’nin yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair … 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 03.06.2010 gün ve 2009/1471 Esas, 2010/609 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık …’in yokluğunda verilen hükmün sanığa 03.08.2010 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, sanığın hükmü CMUK.nın 310. maddesinde belirtilen yasal bir haftalık süreden sonra 18.10.2010 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, süresinde yapılmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ve CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin sanık … hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosyada, mağdurenin hattındaki sadece aranma ve mesaj alma kayıtlarının bulunması, sanığın tüm aşamalarda mağdureyi yürüttükleri bir tahkikat dolayısı ile arayıp ifadeye çağırdığını daha sonra 0 537 72769.. nolu telefondan kendisine çağrılar bırakılınca, bu numaraya mesaj göndererek kendisini tanıtmasını istediğini beyan etmesi, soruşturma aşamasında tespit edilen mesaj içeriklerinin de bu yönde olduğunun anlaşılması karşısında, mağdurenin hattındaki aranma ve mesaj atma kayıtları ile sanığın hattına ait suç tarihlerine ilişkin tüm aranma, arama ve mesaj kayıtlarının getirtilerek, mağdureye ait hattan sanığın aranıp aranmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığının belirtilmesi ve olayda mağdurun dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmaması karşısında, CMK.nın 231/6. maddesinde öngörülen diğer koşullar tartışılarak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.