YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7945
KARAR NO : 2012/7801
KARAR TARİHİ : 09.07.2012
Nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 02.02.2012 gün ve 2009/134 Esas, 2012/20 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, eylemin silahla ve birden fazla kişi ile işlenmesi nedeniyle artırım yapılırken TCK.nın 109/3-a-b maddesinin uygulama maddesi olarak hükümde gösterilmemesinin mahallinde tamamlanması mümkün görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 21.03.2011 tarihli raporunda mağdurda hafif derecede zekâ geriliği denilen akıl zayıflığı saptandığı, tespit edilen bu zekâ geriliğinin olayın hukukî anlam ve sonuçlarını algılamasını ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına engel teşkil edecek mahiyet ve derecede olmadığının belirtilmiş olmasına karşın, sanık hakkında cinsel saldırı suçunda TCK.nın 102/3-a, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise TCK.nın 109/3-f maddelerinin uygulanmış olması, suçların TCK.nın 102/3-d ve 109/3-a-b maddelerinin uygulanmasını gerektirecek şekilde silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle sonuç cezalara etkili olamayacağından bozma nedeni yapılmamış; Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 21.03.2011 tarihli raporunda maruz kaldığı olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK.nın 102/5. maddesinin uygulanmaması, ayrıca oluşa uygun kabule ve dosya kapsamına göre, aralarında fikir ve eylem birliği bulunan sanığın kimliği tespit edilemeyen bir şahısla sınır tarafında bir mevkiye götürüp cebir ve tehdit kullanmak suretiyle direncini kırdıkları mağdura karşı aynı mekanda birbirini takiben nitelikli cinsel saldırı suçunu gerçekleştirdikleri ve bizzat işledikleri eylemden ayrı olarak diğerinin eylemine de 5237 sayılı TCK.nın 37. maddesi anlamında katılmış olmalarından dolayı 5237 sayılı TCK.nın 102/2 ve 102/3-a-d. maddelerine göre belirlenen cezasının teselsül nedeniyle aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca da artırılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanık ve müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA, 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.