YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8593
KARAR NO : 2012/10067
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
Kasten yaralama, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından suça sürüklenen çocuk …’ın yapılan yargılaması sonunda; şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından beraatine, kasten öldürmeye teşebbüs, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.05.2011 gün ve 2010/89 Esas, 2011/164 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan beraat hükümleri ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından verilen beraat hükümleri ile delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan … vekilinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlerine gelince:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kayden 19.09.1994 doğumlu olup suç tarihinde onsekiz yaşını doldurmayan ve 5237 sayılı TCK.nın 6/1-b ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 3/1-a madde ve fıkralarına göre, çocuk sayılan mağdureye karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işleyen sanığın 5237 sayılı TCK.nın 82/1-e, 35/2, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 23 Temmuz 2010 tarihli raporunda, 03.04.2009 ve 26.12.2009 tarihleri arasındaki mağduru bulunduğu çocuğun nitelikli cinsel istismarı, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal olayları nedeniyle beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığı sorulan mağdurenin belirtilen tarihlerde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu belirtilmekle birlikte, ruh sağlığının hangi olay nedeniyle bozulduğunun açık bir şekilde gösterilmemesi ve raporun kapsamı itibarıyla mağdurenin ruh sağlığının bozulmasına mağduru bulunduğu çocuğun nitelikli cinsel istismarı olayının neden olup olmadığı hususunda yeterince kanaat verici nitelikte bulunmaması karşısında, mağdurun ruh sağlığının hangi olay nedeniyle bozulduğunun tespitinin mümkün olup olmadığı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı olayından dolayı bozulup bozulmadığı konularında, 2569 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/a maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile 5237 sayılı TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.