YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9
KARAR NO : 2012/2127
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
KARAR
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunun 16/1. (üç kez) maddesi uyarınca 40.000,00 Türk Lirası, 25.250,00 Türk Lirası ve 40.000 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2008 tarihli ve 2008/877 Esas, 2008/1553 sayılı Kararının infazı sırasında, 20.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebinin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 05.03.2010 tarihli ve 2008/877-1553 sayılı Ek Kararının;
Dosya kapsamına göre, 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1. maddesinde yer alan “üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur” şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu çeklerden 10.07.2007 keşide tarihli, 0007101 seri nolu ve 25.250,00 yeni Türk lirası bedelli, 25.08.2007 keşide tarihli, 0007104 seri nolu ve 40.000,00 yeni Türk lirası bedelli, 10.09.2007 keşide tarihli, 0007105 seri nolu ve 40.000,00 yeni Türk lirası bedelli çeklerin 21.03.2007 tarihinde bankaya ibraz edildiği cihetle, söz konusu çekler yönünden önceki hükümde belirlenen cezaların ortadan kaldırılması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 14.10.2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-06-7430-2011/12923/53010 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece verilen 30.12.2008 gün ve 2008/877 Esas, 2008/1553 Karar sayılı hükmün son fıkrasında Anayasa’nın 40/2 ve CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine uygun olarak başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin gerektiği halde, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı belirtilmeyerek sanığın başvuru hakkını kullanmada yanıltıldığı ve
…/…
-2-
kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği bir meşruhatlı davetiyenin de çıkarılmadığı ve bu nedenle Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2008 gün ve 2008/877 Esas, 2008/1553 sayılı Kararı henüz kesinleşmediği ve bu aşamada kanun yararına bozma isteğinde bulunulamayacağı anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…