Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2012/9072 E. 2012/8860 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9072
KARAR NO : 2012/8860
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda: cinsel istismar eyleminin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.02.2012 gün ve 2010/16 Esas, 2012/68 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden res’en de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle 12.09.2012 Çarşamba günü saat 13:30 ‘a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti;
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosyada bulunan onaylı nüfus kayıt örneğine göre, her iki suç tarihinde 15 yaşını bitirmediği anlaşılan mağdurenin, aralarında duygusal ilişki bulunan sanıkla 12.09.2009 günlü ilk suç tarihinde buluşarak sanığın evine gidip orada bir süre sevişip buradan ayrıldıkları, 10.10.2009 günlü ikinci suç tarihinde yine sanık ile mağdurenin buluşup sanığın evine gittikleri, burada sevişip, sanığın cinsel organını mağdurenin ağzına sokmak suretiyle ilişkiye girdikleri ve bilahare bu
evden çıktıktan birkaç gün sonra mağdurenin arkadaşı olan tanık …’ya bu olayı, adı geçen tanığın duruşmadaki beyanına göre, herhangi bir üzüntü duymaksızın anlattığı, burada çektirdiği video kaydının bilahare internete yansıma endişesiyle durumu yakınlarına anlattığı dosya içeriğinden anlaşılmış, olayın gelişim biçimi, resmiyete intikal zamanı ve nedeni, tanık …’nın anlatımı, doktor raporu ve savunma karşısında, kişiyi hürriyetinden kısıtlama ve nitelikli cinsel istismar eylemlerinin cebir, tehdit ya da hileye dayalı bulunmayıp mağdurenin rızasıyla gerçekleştiği, olayın aile büyüklerine intikalinden ve şûyu bulmasından sonra olaylara kendisinin rızası dışında maruz kaldığına inandırma gibi düşüncelerle eylemlerin hile ve tehditle gerçekleştiğini söylemiş olabileceği gözetilmeden, sanık hakkında TCK.nın 109. maddesinin 1. fıkrası yerine 2. fıkrasından ceza tayini ve 103. maddesinden verilen cezanın 4. fıkrası ile artırılması suretiyle sanığın cezalarının fazla belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.