YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/913
KARAR NO : 2013/12276
KARAR TARİHİ : 27.11.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.02.2010 gün ve 2006/238 Esas, 2010/10 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinden önce mağdurenin annesi olan müşteki … ile gayri resmî şekilde birlikte yaşamaya başlayan sanığın, aynı evde beraber kalmaları nedeniyle üzerinde koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan mağdureye karşı 1999 yılından son eylem tarihi olan 29.05.2006 tarihine kadarki dönem içerisinde aynı suç işleme kararı kapsamında değişik zamanlarda basit cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, suç sayısının çokluğu, suçun işlendiği zaman aralığı ile hakkaniyet ve orantılılık ilkesi gözetilerek cezasında TCK.nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılırken alt orandan uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, en alt oran uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini ve aynı Kanunun 103/1-3 maddeleri uyarınca hükmedilen 4 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 5 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında vurgulandığı gibi, sanığın mağdureye karşı, zincirleme biçimde basit cinsel istismar suçunu gerçekleştirmesi sonucu, 5237 sayılı TCK.nın 61/4-5. maddesindeki sıralamaya göre 103/1-3. maddeleri ile belirlenen cezadan sonra 103/6. maddesinin tatbiki ile bundan sonra 103/3. maddesi ile belirlenen ceza süresi üzerinden 43/1. maddesi uygulanarak bulunacak miktarın, 103/6. madde ile tayin edilecek ceza süresine eklenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından, ayrıca mahkemece tayin edilen temel cezanın koruma ve gözetim yükümlülüğünün ihlali suretiyle suçun işlendiği hususu göz önüne alınarak aynı Kanunun 103/3. maddesi uyarınca artırılması gerekirken, sanığın mağdurenin kanuni anlamda üvey babası olmamasına rağmen anılan gerekçeyle aynı bent ile artırım yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanığın ve müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.