YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9181
KARAR NO : 2012/9381
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
Çocuğun basit cinsel istismarı, zincirleme şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (2 kez) suçlarından sanık …’nin yapılan yargılaması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (bir kez) beraatine, çocuğun basit cinsel istismarı, zincirleme şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (bir kez) suçlarından mahkûmiyetine dair Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.01.2012 gün ve 2010/122 Esas, 2012/10 Karar sayılı zincirleme şekilde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılan … vekili tarafından istenilmesi ve incelemenin de sanık müdafii tarafından duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 26.09.2012 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … …hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine ibraz ettiği yetki belgesine dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 10.10.2012 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
2009 yılı Mart ayı ile 25.03.2010 olan suç tarihleri arasında fiilen kesintiyi ve kastın yenilenmesini sağlayacak kadar uzunca bir sürenin geçmesi karşısında tebliğnamedeki sadece zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismar suçunun oluştuğu yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 2009 yılı Mart ayında mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılan mağdure vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında 2009 yılı Mart ayında mağdureye karşı işlediği çocuğun basit cinsel istismarı ve 25.03.2010 tarihinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve zincirleme biçimde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
25.03.2010 tarihinde gerçekleştirdiği zincirleme biçimde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin olarak, dosya içeriğine göre, sanığın mağdureye yönelik eylemlerinin aynı yer ve zamanda peş peşe gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK.nın 61. maddesi gereğince temel cezanın, suçun işleniş biçimine göre alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerine, aynı Kanunun 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suçun değişik zamanlarda işlenmesi koşulunun bulunmadığı gözetilmeden, zincirleme suç hükümlerini içeren TCK.nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Tüm suçlara ilişkin kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden ise; sanığın öz kızına karşı velâyet hakkını kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği eylemler nedeni ile hakkında TCK.nın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
03.10.2012 tarihinde verilen iş bu karar 10.10.2012 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Hikmet Gürbüz hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.