Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/2022 E. 2014/12122 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2022
KARAR NO : 2014/12122
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

Tebliğname No : 14 – 2012/881
MAHKEMESİ : Kapatılan Gaziantep 4. Sulh Ceza Mahkemesi (Gaziantep 24. Asliye Ceza Mahkemesi)
TARİHİ : 07.06.2011
NUMARASI : 2010/1331 Esas, 2011/759 Karar
SUÇ : Hayasızca hareketlerde bulunma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 07.06.2011 tarihli duruşma tutanağına göre sanık Mustafa duruşmada hazır bulunduğu halde hükümde kanun yolu ile ilgili olarak yapılan açıklamada “…sanığın, müştekilerin, mağdurun ve mağdur vekillerinin yüzüne karşı, sanığın yokluğunda kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren…..” yazılması suretiyle sanığın kanun yoluna başvuru süresinde yanıltılmış olduğu, sanık Mustafa’ya gerekçeli kararın 21.08.2011 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 24.08.2011 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre; sanığın olay tarihinde çalıştığı kahvehane ve mağdurun ailesinin işlettiği elektrik dükkanı arasında cam bir bölmenin bulunduğu, sanığın bu cam bölmeye vurarak mağdurun kendisine bakmasını sağladığı, akabinde de pantolonunu indirerek mağdureye tevcihen ve onun görebileceği şekilde cinsel organını gösterdiği anlaşılmakla sanığın eyleminin TCK.nın 105. maddesinde öngörülen cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek, aleniyet şartı gerçekleşmediğinden unsurları oluşmayan hayasızca hareketlerde bulunma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.