YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2366
KARAR NO : 2013/2649
KARAR TARİHİ : 13.03.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, beden veya ruh sağlığının bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, hakaret ve tehdit suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve beden veya ruh sağlığının bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetine, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.04.2012 gün ve 2011/237 Esas, 2012/73 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi karşısında, itiraza tâbi olup temyizi mümkün bulunmadığından, CMK.nın 264. maddesi gözetilerek bu kararlara yönelik temyiz isteğinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mahallinden merciince değerlendirilmesi gerektiğinden, incelemenin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve beden veya ruh sağlığının bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığının bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin sanıkla isteği ile cinsel ilişkide bulunduğu, mağdurenin duygusal ilişkisini bitirmesinden sonra, sanığın, mağdure ile yeniden yakınlık kurmak istediği ve bu konuda mağdureye baskı ve tehdit uyguladığının anlaşılmasına karşın, mağduredeki ruhsal bozulmaya sanığın eyleminin dışında, olayın çevrede duyulmasının ve sanığın baskı ve tehditlerinin yol açıp açmadığı irdelenmeden ve Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre de, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için eylem sonucunda mağdurenin ruh sağlınının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 6 ay geçtikten sonra Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yükseköğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınarak yapılması ve bu bozulmanın kalıcı olup olmadığının saptanması gerektiği gözetilmeden, 18.08.2011 tarihinde gerçekleşen olay nedeniyle mağdurenin “Travma Sonrası Stres Bozukluğu + Depresif Bozukluk” tanısıyla ruh sağlığının bozulduğuna dair Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen söz konusu 6 aylık süreden önce yapılan muayenesine istinaden 17.01.2012 tarihinde düzenlenen rapora dayanılarak verilen cezanın TCK.nın 103/6. maddesiyle artırıma tâbi tutulması suretiyle eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.