YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2466
KARAR NO : 2013/8413
KARAR TARİHİ : 02.07.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık … ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz ve tehdit suçlarından sanık …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’in atılı suçlardan mahkûmiyetine, sanık …’ın atılı suçlardan mahkûmiyeti ile cinsel taciz ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.11.2012 gün ve 2010/232 Esas, 2012/174 Karar sayılı, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümler yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından istenilmesi ve sanık … müdafii tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 05.06.2013 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Necmettin Karabacakoğlu hazır olduğu halde oturum açıldı.
Sanık müdafiine çağrı kâğıdının gönderildiği, parçasının döndüğü, ancak sanık müdafiin duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla;
Suç vasfı ve ceza miktarı nazara alındığında 5271 sayılı CMK.nın 150/3. maddesi gereği kendisine müdafii tayini zorunlu olduğundan, CMK.nın 156. maddesi uyarınca sanık … için Ankara Barosundan zorunlu müdafii görevlendirilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Savcısınca da uygun görülmekle zorunlu müdafii görevlendirilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verilmekle,
Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaâsına göre duruşmanın 26.06.2013 saat 13.30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Sefer Gümüş hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık … adına Ankara Barosundan görevlendirilerek gelen Av. … 2. Tekgül huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 10.07.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık … hakkında, cinsel taciz ve tehdit suçlarından dolayı CMK.nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesine göre itirazı kabil nitelikte olması nedeniyle CMK.nın 264. maddesi hükmü gözetilerek sanık müdafiin temyiz dilekçesinin itiraz olarak değerlendirilip mahallinde merciince gerekli karar verilmesi mümkün görülmekle, incelemenin her iki sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hamile olduğu ortaya çıkana kadar sanık …’ın, çocuğunun bu sanıktan olmadığı anlaşılana kadar da sanık …’in eylemleriyle ilgili şikâyette bulunmayan mağdurenin aşamalardaki beyanlarında sanıkların bahse konu eylemlerini açıklamaması için kendisini tehdit ettiklerine dair bir anlatımının da bulunmaması, mağdurenin sanık …’ın kendisini rahatsız ettiğini, sanık …’in ise kendisine nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu annesine ve yengesi olan tanık …’e anlattığına ilişkin beyanlarının bu kişiler tarafından
doğrulanmaması, her iki sanığın da mağdure ile rızası ile cinsel ilişkiye girdiklerini söylemeleri ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların mağdureye nitelikli cinsel istismarda bulunmak için cebir veya tehdit kullandıklarını gösteren mağdurenin soyut beyanı dışında kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, her iki sanık hakkında TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeyerek cezalarının anılan madde ile arttırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 11.04.2011 tarihli raporun sanık …’ın eylemleriyle ilgili olduğu ve mağdurenin ruh sağlığının bu sanığın eylemleri nedeniyle bozulduğunun belirtildiği, buna karşın sanık … yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin yaklaşık bir ay arayla gerçekleşmiş olmaları da gözetilerek, mağdurenin ruh sağlığının bozulmasına sanık …’in eyleminin bir etkisi olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınarak, sonucuna göre adı geçen sanığın cezasının TCK.nın 103/6. maddesi ile arttırılıp arttırılmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde ceza tayini,
CMK.nın 218/2. maddesi uyarınca ancak uygulanacak ceza hükümlerini etkilemesi durumunda mağdurun yaşıyla ilgili karar verilebileceği gözetilmeden, suç vasfına ve ceza hükümlerine etkisi olmayacak şekilde mağdurenin yaşının düzeltilmesine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Mahkemece, sanık …’ın 13.10.2009 tarihinde mağdureyi bıçakla tehdit ederek ve zorla kendisine ait araca bindirdikten sonra aracın kapılarını kilitleyip boş araziye götürerek nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, sanık …’in ise bu olaydan yaklaşık bir ay sonra evine şarj cihazı vermek için gelen mağdureyi rızası dışında hızla içeri çektikten sonra kapıyı kapatıp nitelikli cinsel istismarda bulunduğunun oluşa uygun olarak kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık …’ın cebir ve tehdit, sanık …’in ise cebir kullanarak gerçekleştirmiş oldukları kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin TCK.nın 109/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı maddenin 1. fıkrası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları ile sanık … müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümler yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
02.07.2013 tarihinde verilen işbu karar 10.07.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.