YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2963
KARAR NO : 2013/6880
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.2012 gün ve 2011/41 Esas, 2012/292 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel isitimarı suçundan kurulan hüküm yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin süresinden sonra vâki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
İddianamede tehdit suçundan da anlatım ve içerik itibarıyla kamu davası açılmış bulunduğu anlaşıldığından, bu suçtan zamanaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu Kanununun 7/1. maddesinde ihtisas kurullarının bir başkan ve adli tıp uzmanı iki üye ile birlikte, her ihtisas kurulları için ayrıca sayılan uzmanların katılımı ile oluşacağı, bu duruma göre altıncı ihtisas kurulunun bir başkan ve dokuz üyeden ibaret olduğu genel olarak belirtilmekle birlikte, Adli Tıp Genel Kurulu ve İhtisas Kurullarının çalışması başlıklı 23/B maddesi gereğince ihtisas kurullarının işin niteliğine göre bir başkan ve en az dört üye ile toplanacağı açıklandıktan sonra, incelenecek konunun uzmanı olan üyenin hazır bulunmasının zorunlu olacağının ifade edilmesi karşısında; söz konusu ihtisas kurulunun bir adli tıp uzmanı ile toplanarak rapor düzenlenmesinde kanuna aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re’sen de temyize tâbi hükümlerin ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.