YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3333
KARAR NO : 2013/7644
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve diğer atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.11.2012 gün ve 2011/127 Esas, 2012/166 Karar sayılı ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Adli Tıp Kurumu Kanununun 7. maddesinin ihtisas kurullarında görev alacak uzmanların kimlerden oluşacağını düzenlediği, buna göre Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun bir başkan, iki adli tıp uzmanı olmak üzere ayrıca çeşitli dallarda yedi ayrı uzmandan oluşacağının belirlendiği, ihtisas kurulunun çalışma esaslarının ise aynı Kanunun 23. maddesinde düzenlendiği, İhtisas Kurullarının başkanın başkanlığında işin niteliğine göre en az dört üye ile toplanması yeterli olup, 22.06.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun raporunu düzenleyenler arasında işin uzmanı çocuk ruh sağlığı uzmanı ve bir adli tıp uzmanının da bulunduğu heyetin oluşumunun kanuna uygun olup raporların düzenlenmesi esnasında heyette iki adli tıp uzmanının bulunmasının zorunlu olmaması nedeni ile tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle re’sen de temyize tabi hükmün ONANMASINA,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın mağduru evine götüreceğini söyleyerek kandırıp boş araziye götürmek suretiyle yanında tuttuğu, eylemin hileyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek TCK.nın 109/2. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine 109/1. maddesine göre hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Sanık hakkında TCK.nın 109/1, 3-f, 5 maddeleri gereğince belirlenen netice cezanın 3 yıl 18 ay hapis olması gerekirken, ayların yıla çevrilmesi nedeniyle 4 yıl 6 ay olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.