YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3833
KARAR NO : 2013/8145
KARAR TARİHİ : 26.06.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit suçlarından sanıklar … ile …’un yapılan yargılamaları sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile diğer atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2012 gün ve 2012/133 Esas, 2012/288 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekili tarafından istenilmiş ve sanık … müdafiince duruşmalı inceleme yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 19.06.2013 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık … müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Sanık müdafii 6 sayfalık ek temyiz dilekçesi ve 1 zarf içerisinde sanığın üstü çıplak çekilmiş resmini ibraz etti. Alındı, dosyasına konuldu.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 03.07.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki tutarsız ve samimi olmayan anlatımları, savunma, 24.02.2010 tarihli olayda kızlığının sanık … tarafından bozulduğu iddia edilmesine rağmen 26.02.2010 günlü kadın doğum uzmanı tarafından düzenlenen raporda mağdurenin hymeninde yeni yırtık görülmeyip yaygın şekilde bir haftadan öncesine ait çok sayıda eski yırtıklar olduğunun bildirilmesi ve diğer deliller nazara alındığında sanık …’ın önceden tanışıp arkadaş olduğu mağdure ile 24.02.2010 günü buluşup rızasıyla aracına aldıktan sonra gittikleri ağaçlık alanda araç içinde zorlama olmaksızın kayden … doğumlu olup 13 yaşı içerisinde bulunan mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, 15 yaşından küçük olması nedeniyle rızası hukuken geçerli sayılmayan mağdureye yönelik eyleminden dolayı TCK.nın 103/2, 109/1-3f-5. maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde TCK.nın 103/2-4, 109/2-3f-5. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde,
Yukarıda açıklandığı şekilde gelişen olayda sanığın cinsel ilişkiye girdikten sonra mağdureyi tehdit ettiğine dair soyut iddia dışında sanığın bu suçtan cezalandırılmasını gerektirir şekilde kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği gözetilerek müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde,
Mağdurenin 24.02.2010 tarihinde …’la gerçekleşen olay sonrası … ilçesinde yapılan ihbar üzerine polislerce tanık …’in evinde…’la beraber bulunmasının ardından götürüldüğü emniyette zorunlu vekil ile psikolog huzurunda verdiği 24.02.2010 günlü ifadesinde kızlığını bozan…’ın eylemini anlatıp…’ten hiç bahsetmediği, 03.03.2010 tarihinde … Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadesinde…’ın eylemiyle ilgili ayrıntılar verip bu kapsamda ablası olan tanık …’ın yazılı ifadesi okunup sorulduğunda …’ın beyanında geçen …’ın sanık … değil diğer sanık … olduğunu ve…’in olay öncesi başka bir tarihte kendisini evine davet ettiğini, kabul etmeyince ısrar etmeyip kendisine tacizde bulunmadığını bildirdiği, yine 04.03.2010 tarihinde … Cumhuriyet Savcısına verdiği ek ifadesinde…’la ilgili yeni açıklamalarda bulunup…’ten bahsetmediği, sonrasında yetkisizlik kararıyla … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen soruşturma evrakı kapsamında ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususu ile cinsel raporunun aldırılması için savcılık tarafından sevk edildiği … Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli adli tıp uzmanına verdiği olay bilgisinde…’ın eylemini anlattığı, buna karşılık 20.08.2010 günü ruh sağlığı raporu alınmak üzere sevk edildiği … Tıp Fakültesi bünyesinde oluşturulan heyete olay hakkında bilgi verirken ilk kez…’in kendisiyle cinsel ilişkiye girmesi sonucunda kızlığının bozulduğunu beyan ettiği ve bundan sonra … Cumhuriyet Savcısına başvurup verdiği 24.12.2010 günlü beyanında kendisine ilk olarak 2009 yılı içinde bir gün daha önceden abonesi olduğu gazeteyi…’in işlettiği kahvenin üstünde oturduğu apartman dairesine getirip bırakması nedeniyle evinin odalarını gördüğü ve bir gün evine gazete bırakmaya gittiğinde sağ omzuyla sağ sırt kısmında dövmesi bulunan…’in kendisini zorla eve sokup organ sokmak suretiyle kızlığını bozması sonucunda kanaması olduğunu söylediği ve nihayetinde her iki sanık hakkında açılan kamu davasında 19.06.2012 günü istinabe yoluyla … Ağır Ceza Mahkemesinde verdiği ifadesinde ise yine önceki beyanlarından farklı şekilde kendisiyle ilk olarak 24.02.2010 tarihinde …’ın zorla ilişkiye girip kızlığını bozduğunu, bu olaydan sonraki dönemde…’in eyleminin gerçekleştiğini bildirdiği, tüm bu beyanlara karşılık…’le ilgili olarak dosyaya sunulan resimlerde bahsedilen dövmelerin sol omuz ile sol sırt kısmında bulunduğunun anlaşılması, sanık …’in mağdurenin gazete dağıtımı için geldiğinde ayrıca para istemesi üzerine bir kaç kez vermesine rağmen sık sık gelip devamlı talepte bulunması nedeniyle tartışıp kapısına gelen mağdureyi kovduğu yönündeki savunması, bu savunmayı destekler nitelikteki tanıklar … ile …’in beyanları ve tüm dosya içeriği göz önüne alındığında sanığın atılı suçları işlediğine dair mağdurenin çelişkili anlatımları dışında kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği gözetilerek müsnet suçlardan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hakkında hükmen yakalama çıkartılmış bulunan sanık … hakkındaki yakalama kararının KALDIRILMASINA ve bu suçlar nedeniyle tutuklanıp cezaevine konulmuş ise TAHLİYESİNE, sanığın başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi hususunun mahalline en seri vasıtayla bildirilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
26.06.2013 tarihinde verilen işbu karar 03.07.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.