Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/4642 E. 2013/5685 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4642
KARAR NO : 2013/5685
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

Nitelikli cinsel saldırı, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, örgüte üye olma, örgüte yardım etme, 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve mağdureler …, …, …, …, …, …, …, … …, … … ve …’nın fuhşuna aracılık yapmak suçlarından sanıklar …, …, … …, …, …, … …, …, …, …, … …, …, … , …, …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar İbrahim …, … ve …’in nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatlerine, fuhuş suçundan (10’ar kez) ve örgüt kurma suçundan mahkûmiyetlerine, sanıklar …, …, … , … , …, …, … , … …, …, …, … ‘in fuhuş ve örgüte üye olmak suçlarından mahkûmiyetlerine, sanıklar …, … ve … Yoğurtcu’nun fuhuş suçundan (2’şer kez) ve örgüte üye olmak suçundan mahkûmiyetlerine, sanık …’ın ayrıca nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatine, sanık … …’nin örgüte yardım etme suçundan mahkûmiyetine, sanıklar Veysel, … ve …’un örgüte üye olmak, fuhuş ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından mahkûmiyetlerine dair … 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.02.2010 gün ve 2008/170 Esas, 2010/16 Karar sayılı hükümlerin temyizi üzerine, Dairemizin 26.12.2012 gün ve 2012/12837 Esas, 2012/13762 Karar sayılı ilamı ile “sanık … Açıkgöz dışındaki sanıklar hakkında fuhuş suçundan kurulan hükümlerde fuhuş suçunun bünyesinde teselsülü de barındırdığı gözetilmeden bu suçtan verilen cezalarının TCK.nın 43. maddesi uyarınca artırılmasının kanuna aykırı olduğundan bahisle bozma yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2013 gün ve 2012/46446 sayılı itirazname ile 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Fuhuş suçunun bünyesinde bizatihi teselsülü de barındırdığı gözetilmekle Dairemizin 26.12.2012 gün ve 2012/12837 Esas, 2012/13762 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedeni yerinde görülmediğinden, CMK.nın 308/2-3. maddesi uyarınca itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Dosya kapsamına göre, örgüt faaliyeti kapsamında fuhuş suçu işleyen sanıkların, birden fazla mağdure çalıştırdıkları gibi aynı mağdureyi değişik zamanlarda, değişik kişilere birden çok kez pazarladıkları anlaşılmaktadır. Dairemiz sayın çoğunluğu, bizim de katıldığımız şekilde her bir mağdureye karşı ayrı bir fuhuş suçu oluşacağının kabulü ile birlikte, fuhuş suçunun bünyesinde teselsülü barındırdığından bahisle her bir mağdureye yönelik eylemlerde ayrıca zincirleme hükümlerine göre TCK 43. maddesi uyarınca artırım yapılmasını bozma sebebi yapmıştır. Bu kabulde; fuhuşun, başkalarının ihtiraslarını tatmin etmesi için devamlı suretle menfaat karşılığı ilişkiye girme ve bunu … edinme olduğu düşüncesi yatmaktadır. Bu tanımda devamlık ve meslek edinme bulunduğu için birden fazla yer temin etme, teşvik, barındırma, aracılık etme eylemlerinin de tek suç olduğu kabul edilmektedir.
Dairemiz sayın çoğunluğunun dayandığı fuhuşun bünyesinde teselsülü barındırdığı, tek suç olduğu görüşü, ister fuhuşun bizatihi tanımına, ister fuhuşla mücadele tüzüğüne dayandırılsın bu isabetli bir değerlendirme değildir. Şöyle ki; fuhuşun devamlılık gerektirdiği gibi zorunluluk yoktur. Nitekim Türk Dil Kurumu sözlüğünde de fuhuş ‘‘İçinde bulunulan toplumun kurallarına uymayan bir biçimde bir veya birkaç kişiyle para karşılığında cinsel ilişkide bulunma’’ olarak
tanımlanmakta, menfaat karşılığı kurulan ilişki, bir ilişkide olsa bunun da fuhuş olduğu belirtilmektedir. Devamlılığın var olduğu kabul edilse dahi esasen mağdureler için yapılan tanımı suçun sanığına teşmil etmek de uygun değildir. TCK.nın 227. maddesinde fuhuş suçunun sanığının, suçun unsurlarındaki hareketleri devamlı ve itiyadı olarak yapması aranmamaktadır. Suçun unsurlarından olan teşvik etme, yolunu kolaylaştırma, yer temin etmek gibi hareketlerden biri bir kez de yapılmış olsa fuhuş suçu gerçekleşmektedir. Fuhuşla Mücadele Tüzüğünün 15 ve 20. maddelerinde genel kadınların “..başkalarının cinsel arzularını menfaat karşılığı tatmin etmeyi sanat edinen, mükerreren ve birçok erkeklerle münasebette bulunan..’’ kişiler olduğu ifade edilmekte ise de; Fuhuşla Mücadele Tüzüğü bu işi devamlı yapan kadınların tabi olacağı kuralların tanzimi ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi amacıyla hükümler vazettiğinden tüzükte bu işi devamlı yapan kadınların konu edilmesi doğaldır. Bu nedenle, Fuhuşla Mücadele Tüzüğünün hükümlerine göre mağdur için yapılan tanımdan yola çıkarak fuhşun bünyesinde teselsülü barındırdığı ve birden fazla teşvik, aracılık, yer temin etmenin tek suç olduğu fikri de yerinde olmadığı gibi tüzük hükümlerine bakarak suçun unsularının tespiti de doğru bir değerlendirme olmayacaktır.
TCK 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç için bir suç işleme kararının gereği olarak değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla kez işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilir. Sanıklar da fuhuş yapan mağdureleri değişik zamanlarda birden çok kez pazarlamış, her mağdure için her bir müşteri temininde ve aracılığında ayrı ayrı suç işlemişlerdir. Ancak aynı mağdurelere yönelik aynı kararın gereği olarak birden fazla suç işlenmiş olduğu için her bir mağdure için zincirleme suç hükümlerine göre artırılmış tek bir cezaya hükmedilmelidir. Yine TCK 43/3. maddesinde hangi suçlar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlenmiş olup fuhuş suçu bu suçlar arasında da sayılmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle değişik aralıklarla her defasında ayrı ayrı müşteri bulmuş, aracılık etmiş, yer temin etmiş konumda olan sanıkların her bir mağdureye karşı zincirleme şekilde atılı suçu işlediği ve her bir mağdureye yönelik hakkında TCK 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.