YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4841
KARAR NO : 2013/11616
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.2012 gün ve 2012/67 Esas 2012/430 Karar sayılı, re’sen de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olması ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2013 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 25.09.2013 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Sanık …’ın zorunlu müdafiine çağrı kâğıdının gönderildiği, parçasının döndüğü, ancak sanık müdafiin duruşmaya katılmadığı anlaşıldı. Dosya incelendiğinde; duruşmalı inceleme isteyen zorunlu müdafii dışında İstanbul Barosu Avukatlarından Yıldız Dalgıç’ın vekâletnamesinin bulunduğu görülmekle bu kez duruşma gününün vekâletnameli bu avukata tebliğine, çağrı kâğıdına duruşmaya katılmadığı takdirde duruşmasız inceleme yapılacağının yazılmasına,
Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaâsına göre duruşmanın 06.11.2013 günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Mehmet Keskin hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. Alaattin Balcı huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 20.11.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanığa verilen hapis cezasının kanunî sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de; bu husus infaz aşamasında nazara alınabileceğinden ve ayrıca yaşı küçük mağdureye mahkemesince CMK.nın 234/2. maddesi uyarınca vekil tayin edilmekle birlikte, 12.07.2012 ile 23.11.2012 tarihli duruşmada vekil huzurunda beyanı alınmamış ise de, savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğurmayan bu usuli eksikliğin telafisi sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmalarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
18.11.2013 tarihinde verilen işbu karar 20.11.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.