YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5194
KARAR NO : 2013/6993
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
Cinsel taciz suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 105/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 18.04.2012 tarihli ve 2012/311 Esas, 2012/465 sayılı Kararına Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2012 gün ve 2012/403 Değişik İş sayılı Kararına karşı;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanunun 231. maddesine göre, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin gerekmesi karşısında, aynı mahkemenin kısa bir süre önce 11.04.2012 tarihli ve 2012/188-407 sayılı Kararına konu yargılama dosyasında sanık hakkında, “aynı mahkemede görülmekte olan aynı suçtan birden fazla yargılaması olduğundan” bahisle yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumsuz kanaate varılarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin objektif koşulları taşımayan sanığın kişilik özellikleri irdelenmeden, yeterli ve kanuni gerekçe göstermeden, sırf kanuni metnin aynen tekrar edilerek hükmün açıklanamasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği cihetle itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, bahisle, 5271 sayılı CMUK.nın 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 29.03.2013 gün ve 94660652-105-07-0742-2013/4979/20848 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı birlikte tevdi kılınmakla gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 23.03.2010 gün ve 2/29-56 sayılı kararında belirtildiği gibi kanun yararına bozma kanun yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Delillerin takdir ve tercihinde hataya düşüldüğünden bahisle bu yola başvurulması, bu olağanüstü kanun yolunun amaç ve kapsamıyla bağdaşmaz. Mahkemenin takdirine bağlı istekler ile uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular kanun yararına bozma konusu yapılamayacağından, hakimin takdirine bağlı olarak uygulanan ve kullanılan takdirin yerinde olmadığı yönündeki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.