YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5372
KARAR NO : 2013/10141
KARAR TARİHİ : 04.10.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; eylemlerinin kül halinde beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu kabul edilerek mahkûmiyetine dair …Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.11.2012 gün ve 2012/163 Esas, 2012/434 Karar sayılı re’sen de temyize tâbi hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar Zeynep ve İbrahim vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mağdurenin eşi olan katılan …’in atılı suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma ve temyiz … bulunmayıp verilen katılma kararı yok hükmünde olduğundan temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin katılan … vekili ve sanık müdafiin temyizleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre eylem sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren altı aylık sürenin geçmesinden sonra yapılması gerektiği, ancak sanığın öz kızı olan mağdureye yönelik istismar eylemlerinin mağdurenin 11 yaşında olduğu 2006 yılı içerisinde başladığı ve ilk eylem tarihinden itibaren altı yıl sonra son eylemin gerçekleştiği, … Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin … tarihli raporun alındığı, iki adli tıp uzmanı ve üç çocuk ve ergen psikiyatristi bulunan heyetçe hazırlanan bu raporda; mağdurenin travma sonrası stres bulguları gösterdiğinin ve suça konu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre, sanığın, öz kızı olan mağdureye karşı 2006 yılı ile 2012 Mart arasında birçok kez zincirleme surette üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında eylemlerinin sayısı da dikkate alınarak cezasından TCK.nın 43. maddesi uyarınca yapılacak arttırım oranının, asgari orandan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde asgari oranda arttırım yapılarak eksik ceza tayini,
Sanığın üzerine atılı suçu cebir ve tehditle gerçekleştirdiği gözetilmeden hakkında TCK.nın 103/4. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini,
Eylemini öz kızına karşı 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılan sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesinin uygulanmaması,
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındakiler üzerindeki vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından cezanın infazının tamamlanmasına kadar uygulanacağı gözetilmeden, 53/1-c maddesindeki hakların tamamından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, …tarihinde oybirliğiyle karar verildi.