YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5627
KARAR NO : 2013/14108
KARAR TARİHİ : 27.12.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, (mağdur …’a yönelik), kasten yaralama (mağdur …’a yönelik) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (mağdurlar … ve …’a yönelik ayrı ayrı) suçlarından sanıklar …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.12.2011 gün ve 2009/298 Esas, 2011/333 Karar sayılı cinsel istismar suçu yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı olarak yapılması talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 18.12.2013 Çarşamba günü saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarndan … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanıklar … ile … ve diğer sanık … adına vekâletname ibraz ederek gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaâ dairesinde sanıklar …, … ve … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri haklarındaki hükümlerin BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 08.01.2014 Çarşamba saat13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıklar …, … ve … hakkında mağdur …’a yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdur anlatımları, savunmalar ve tüm dosya kapsamına göre, mağdur …’un sanıklardan …’nın kızı … ile arkadaşlık kurmak istediği, teklifi kabul görmediği halde …’ı ısrarla takip edip arkadaşları aracılığıyla karşılıksız kalan mektuplar göndermesi, …’ın adını duvarlara yazması, birçok kez sanık …’ya ait evin camlarını kırması ve bu olayların şikâyet ve soruşturmaya konu edilmesi, …’ın bu taciz ve baskılara dayanamayarak okulu bırakması şeklinde gerçekleştirdiği haksız eylemlerin meydana getirdiği hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında kalan sanıkların, mağdur …’a karşı şehvet ve cinsel duyguları tatmin amaçlı olmaksızın işledikleri çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 103/2, 3, 4 ve 6. maddeleri gereğince hüküm kurulurken sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
Sanıkların, mağdur …’a yönelik oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna uyan 5237 sayılı TCK.nın 103/2, 103/3 ve 103/4. maddeleri uyarınca verilen ceza 15 yıla ulaşsa veya geçse dahi, suçun sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın 49/1 ve 103/6. maddeler gereğince yirmi yıla kadar artırılmasının olanaklı bulunduğu gözetilmeden, 103/6. maddesi uyarınca bu madde uygulanmadan önce bulunan 18 yıla hükmedilerek, 103/6. maddesinin uygulama dışı bırakılması,
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükümlerden önce 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece adli sicil kaydı da bulunmayan sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının ve erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Sanıklar …, … ve … hakkında mağdurlar … ve …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak
Dosya içeriğine göre; sanıkların her iki mağdura yönelik ağır hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında kişiyi hürrriyetinden yoksun kılma eylemlerini gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında TCK.nın 29. maddesindeki haksız tahrik maddesinde belirtilen oranın alt sınırdan da uzaklaşılarak uygulanma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmadaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
27.12.2013 tarihinde verilen iş bu karar 08.01.2014 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafii Av. …’ın yüzüne karşı tefhim olundu.
Karşı Oy
Tüm dosya kapsamı doğrultusunda olay günü karar gerekçesinde de belitildiği üzere kaldıkları tahrik altında 14 yaşındaki mağduru cebir ve şiddetle beraberce kaçıran ve hep beraberce emanetteki sopa ve tokmaklarla döven ve mağdurun kolunun kırılmasına sebeb olan sanıklar hakkında hürriyetten yoksun kılma ve kasten yaralama suçundan tertip edilen cezadan 1/4 oranında indirim
yapan, ve bu olaylar sonrasında tesbiti yapıldığı üzere 5 cm çapındaki keser sapının sanık … tarafından mağdurun anüsüne sokulması şeklinde gerçekleşen nitelikli cinsel istismar eyleminde gerekçede de açıklandığı üzere tahrik uygulamayan mahkeme kararının usule, kanuna, hak ve nesafete uygun olduğu düşüncesinde olduğumdan kasten yaralama, kişiyi hürriyetten yoksun kılma ve nitelikli cinsel istismar suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak tahrik hükümlerinin uygulanması yönünde karar veren sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.