YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6111
KARAR NO : 2013/7688
KARAR TARİHİ : 07.06.2013
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.06.2008 gün ve 2006/93 Esas, 2008/153 sayılı Kararı sanık müdafilerinin temyizi üzerine Dairemizin 25.02.2013 gün ve 2011/8180 Esas, 2013/1829 sayılı onama Kararına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2013 gün ve 2009/21655 sayılı itiraznamesi ile itiraz etmesi üzerine, 05.07.2012 gün ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz konusunda bir karar verilmek üzere dava evrakı Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 25.02.2013 gün ve 2011/8180 Esas, 2013/1829 sayılı onama kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK.nın 308/2 ve 3. maddeleri uyarınca itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay 1. Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
İddianame içeriğindeki mağdure beyanında, sanığın kendisini zorla araca bindirip götürerek cinsel saldırıda bulunduğundan söz edilmiş ise de, iddianame metninde açıkca ve sadece cinsel saldırı suçundan yargılama yapılması istendiğinden, hürriyetten yoksun bırakma suçundan da dava açıldığından söz edilemez.
CMK.nın 225/1. maddesinde, hükmün yalnızca iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verileceği belirtilmiştir. Eğer iddianame metninden hürriyeti tahdit suçundan dava açıldığı kabul ediliyorsa, zaten ek savunma vermeye gerek yoktur. Zira ek savunma, CMK.nın 226/1. maddesine göre dava konusu edilen suçtaki vasıf değişikliği nedeniyle verilebilir. Mahkeme, hürriyetten yoksun bırakma suçundan dava açıldığı kanaatinde olmadığı için ek savunma vermiştir. Halbuki açılmayan davadaki suçun vasıf değiştirdiğinden de söz edilemez. Cinsel saldırı suçu dışında başka bir suçtan kamu davasının açıldığı iddianame metninden anlaşılmamaktadır.
Bu nedenlerle itirazın yerinde olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun red ve tevdii kararına katılmıyoruz.