Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/6543 E. 2013/11614 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6543
KARAR NO : 2013/11614
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Tokat Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.05.2011 gün ve 2008/348 Esas, 2011/193 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2012/14702 Esas, 2013/2915 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2013 gün ve 2011/328250 sayılı itiraznamesi ile duruşmaya çağrıya ilişkin tebligatın sanığın vekaletnameli vekili yerine baro tarafından atanan müdafiine yapıldığı, bu haliyle tebligatın usulsüz olduğu ve savunma hakkının da kısıtlandığı gerekçesiyle 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm ile sınırlı olarak incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 19.03.2013 gün ve 2012/14702 Esas, 2013/2915 Karar sayılı ilamında yer alan sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme ilişkin onama kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA, karar verilerek 13.11.2013 Çarşamba saat 13:30’a yeniden duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Türkan Koçer hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 27.11.2013 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenen cezadan TCK.nın 43/1. maddesine göre suçun işleniş biçimi, işlenmesindeki özellikler, suç sayısı ve sanığın kastının yoğunluğundan bahsedilerek yarı oranında artırım yapılmış ise de, tüm dosya içeriğinden sanığın, cebir, tehdit ve hile olmaksızın mağdureyle bir gece aynı evde beraber yattığı, daha sonra iki defa cinsel ilişkide bulunduğu anlaşıldığından, TCK.nın 43. maddesine göre aynı Kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi ve işlenen suç sayısı da gözetilerek bir artırım yapılması yerine yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları ve duruşmalı inceleme sırasındaki savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
18.11.2013 tarihinde verilen işbu karar 27.11.2013 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Güngör Saka hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.