Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/6869 E. 2013/11428 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6869
KARAR NO : 2013/11428
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve fuhuş (mağdure …’ye karşı) suçlarından sanık … ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdure …’e karşı) suçundan sanık …’in bozma üzerine yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’un fuhuş eylemi çocuğun nitelikli cinsel istismarı kabul edilerek her iki suçtan mahkûmiyetine, sanık …’in ise müsnet suçtan mahkûmiyetine dair Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.02.2013 gün ve 2012/248 Esas, 2013/42 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri, sanık … ve katılan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’un suç tarihinden önceki dönemde aile dostu olduğu müşteki …’in işlediği bir suç nedeniyle tutuklanarak cezaevine konulması üzerine, ailesine yardım etmeye başlamasının ardından bu şekilde müşteki …’in kızı olup, suç tarihinde 15 yaşını bitirmeyen mağdure …’yle arkadaşlık kurduğu, ilerleyen zaman içerisinde mağdure … ile birden ziyade cinsel ilişkiye giren sanığın ayrıca adı geçen mağdureyi fuhuş maksadıyla haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri Dairemizin 04.07.2012 gün ve 2012/5824 Esas, 2012/7670 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen …, …, …, …, …, … ve …’e temin ederek onların işledikleri çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarına TCK.nın 37/1. maddesi anlamında aslen katıldığı ve bu haliyle sanığın eyleminin hem zincirleme biçimde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu hem de fuhuş suçunu oluşturduğu gözetilerek, TCK.nın 44. maddesi uyarınca bu suçların en ağırı olan zincirleme biçimde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verildiği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, Dairemiz bozma ilamına uygun olarak mahkemece sanık … hakkında yapılan uygulama yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafileri ile sanık …’un yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Her ne kadar hüküm tarihinden önce reşit olup 02.12.2010 tarihinde resmî nikah kıyarak evlenmiş olan mağdure … hakkındaki koruma kararı uzatılmamış ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/1. maddesi gereğince avukatlık ücretinin avukatın hukuki yardımının karşılığı olan değeri ifade ettiği, mağdure onsekiz yaşını doldurmadan önceki aşamada SHÇEK vekilinin duruşmaları takip ettiği ve talebi üzerine 12.05.2009 tarihli celsede davaya katılmasına karar verildiği, bu itibarla avukatın hukuki yardımından yararlanan katılan SHÇEK lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi gereğince vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan SHÇEK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasına “Hüküm tarihi itibarıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısım ikinci bölümünde öngörülen 2.640 TL vekâlet ücretinin sanık …’dan alınarak müdahil kuruma verilmesine,” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.