YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7131
KARAR NO : 2013/8982
KARAR TARİHİ : 11.09.2013
KARAR
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (mağdurlar …, …,…’e karşı yedi kez), beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı (mağdur …’a karşı bir kez), hayâsızca hareketlerde bulunma (mağdurlar … ve…’a karşı birer kez), müstehcenlik (bir kez) suçlarından sanık … ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (mağdurlar …, …, …,…’a karşı dörder kez) suçlarından sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; sanık …’ın mağdurlar …, …, …,…’e yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan altı kez, mağdurlar …, … ile…’a yönelik eylemleri cinsel taciz kabul edilerek üç kez ve müstehcenlik suçundan mahkumiyetine, sanık …’ın ise mağdurlar …, …,…,…’a yönelik işlediği beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dörder kez mahkûmiyetine dair Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.06.2012 gün ve 2009/113 Esas, 2012/325 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemece yapılan yargılama sırasında sanık …’ın 12.06.2012 tarihli duruşmada tarafsız olmadığı gerekçesiyle mahkeme heyetini reddetmesi üzerine mahkemece verilen red isteminin reddine ilişkin karara sanık … müdafiin itiraz etmesinin ardından bu konuda değerlendirme yapan Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2012 günlü, 2012/340 D. İş sayılı kararıyla vaki itirazı reddetmesinden sonra mahkemesince 21.06.2012 tarihinde yapılan karar duruşmasında sanık … müdafiin bu red kararına da itiraz ettiğinin anlaşılması karşısında vaki itirazla ilgili olarak 5271 sayılı CMK’nun 28/1. maddesinin amir hükmü uyarınca temyiz incelemesini yapan Dairemizce hükümle birlikte değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından dosya içeriği göz önüne alınarak Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2012 günlü, 2012/340 D. İş sayılı itirazın reddi kararına karşı sanık … müdafiince yapılan itirazın REDDİNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü: …/…
-2-
Sanık … hakkında mağdur …’a karşı işlediği beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmakla birlikte mahkemece bu konuda hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de zamanaşımı süresi içerisinde bu konuda mahal mahkemesince hüküm tesis edilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (dört kez) suçundan ve sanık … hakkında müstehcenlik (bir kez) suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde,
Sanık …’ın işlediği müstehcenlik suçundan dolayı eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nın 226/3-2.c maddesi gereğince hapis ve adli para cezasına birlikte hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece hapis cezası tayin edilmesi suretiyle eksik ceza belirlenmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (altı kez) ve cinsel taciz (üç kez) suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanık … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (dört kez) suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Sanıklar … ile …’ın faaliyet gösterdikleri diş laboratuvarına bilgisayarda oyun oynatıp para vereceklerini söyleyerek değişik zamanlarda ayrı ayrı getirdikleri mağdurlar …, …, … ve …’a karşı fikir ve eylem birliği içinde hareket edip baskıyla dirençlerini kırdıktan sonra birbirini takiben çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri dosya içeriğinden anlaşıldığı halde haklarında koşulları oluştuğu gözetilmeden TCK.nın 103/3. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
…/…
Mağdurlar …, …, …, … ile … haklarında olay sonrası Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli adli tıp uzmanları … ile …tarafından düzenlenen 09.04.2009 günlü,2041-2042-2043 sayılı, 21.10.2009 günlü, 5556 sayılı ve 06.05.2010 günlü, 3450 sayılı raporlarda adları geçen mağdurların olay nedeniyle ruh sağlıklarının bozulmadığının bildirilmesinin ardından mahkemece aynı mağdurlarla ilgili olarak sevk edildikleri İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca tanzim edilen 13.12.2010 günlü, …,…,… E sayılı raporlarda ise mağdurlarda olaya bağlı olarak travma sonrası stres bozukluğu gelişmesi sebebiyle ruh sağlıklarının bozulduğunun belirtilmesi karşısında tam bir vicdani kanı edinilebilmesi için 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/e maddesi gereğince öncelikle dava dosyasının, talep edilmesi halinde adları geçen mağdurların Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna gönderilerek muayenelerinin yaptırılıp sanık …’ın mağdur …’e yönelik tek başına işlediği nitelikli cinsel istismar eylemi ile sanıklar … ile …’ın diğer mağdurlar …, …, … ile …’a karşı birlikte işledikleri nitelikli cinsel istismar eylemleri sebebiyle adları geçen mağdurların ruh sağlıklarının bozulup bozulmadığı, bilhassa sanıklar … ile …’ın birlikte nitelikli cinsel istismarda bulunduğu mağdurlar …, …, … ile …’un ruh sağlıkları bozulmuş ise hangi sanık veya sanıkların eyleminden dolayı bozulduğu, her iki sanığın eylemlerinden dolayı ayrı ayrı bozulup bozulmadığı hususları nihai olarak saptandıktan sonra sanıklar … ile …’ın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken mevcut raporlarla yetinilmek suretiyle eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Mağdur …’la ilgili olarak mahkemece sevk edildiği İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 13.12.2010 günlü, 3404 F sayılı raporda adı geçen mağdurun ifadelerindeki değişkenlik nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı yönünde görüş bildirilmesine rağmen sanık … hakkında bu mağdura yönelik eyleminden dolayı TCKnın 103/2-4. maddeleri gereğince belirlenen cezanın koşulları oluşmadığı halde 103/6. maddenin uygulanması suretiyle artırılması neticesinde cezanın fazla tayini,
Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik eylemi nedeniyle kovuşturma evresinde mahkemece sevk edildiği İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca çocuk psikiyatristi bulunmaksızın tanzim edilen 29.07.2009 günlü, 2951 sayılı raporda adı geçen mağdurun olay nedeniyle depresyonlu uyum bozukluğu yaşayıp ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de bu rapor çocuk psikiyatristi bulunmaksızın alındığından bu nedenle TCK.nın 103/6. maddesinin …/…
-4-
uygulanması hususunda yeterli sayılamayacağından bu mağdurla ilgili olarak Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu yada Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden yeni rapor alınarak anılan olay sebebiyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı nihai olarak saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken mevcut raporla yetinilmek suretiyle eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık …’ın mağdurlar … ile …’a karşı işlediği çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarında suç tarihleri itibariyle …’in 17 ve …’un ise 16 yaşı içerisinde olması karşısında adı geçen mağdurlara karşı işlenen bu suçta kullanılan tehditin suçun kanuni unsuru olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında TCK.nın 103/2. maddesi gereğince tayin edilen temel ceza üzerinden koşulları oluşmadığı halde aynı Kanunun 103/4. maddesi ile artırım yapılması,
Oluşa uygun kabule göre sanık …’ın mağdurlar …, … ve…’a yönelik eylemlerinin TCK’nun 105/1. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturup şikayet üzerine takip edilen suçlardan bulunması ve mahkemece zorunlu vekil huzurunda ifadelerinin alındığı 22.05.2009 tarihinde mağdurlardan… ile …’ın 16, …’ın ise 17 yaşı içerisinde bulunup sanık …’tan şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında şikâyet yokluğu nedeniyle adı geçen sanık hakkında görülen kamu davalarının 5237 sayılı TCK.nın 73/4. ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…