YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7501
KARAR NO : 2013/11476
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık …’ün yapılan yargılaması sonunda; nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.05.2013 gün ve 2012/479 Esas, 2013/248 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde sanıkla resmî nikahlı evli olan mağdurenin 14.09.2012 tarihinde yaşanan tartışma sonrası müşterek evi terk etmesinin ardından 05.10.2012 tarihinde sevk edildiği Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli acil tıp uzman doktor … tarafından düzenlenen aynı gün ve 69665 pr sayılı doktor raporunda rektal tuşede hassasiyet, kızarıklık olduğu, genel cerrahi muayenesinde akut fiili livata bulguları saptandığının bildirilmesinden sonra sanık hakkında açılan davaya bakan mahkemece Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığına sevk edilen mağdure ile ilgili olarak anılan birimde görevli üç adli tıp uzmanınca düzenlenen 22.03.2013 günlü, 2178 sayılı raporda mağdurenin 31.12.2012 tarihli anal muayenesinde anal sfinkter tonusunun normal izlendiği, herhangi bir ekimoz, sıyrık, yırtık, aktif/pasif kanama saptanmadığı, önceden düzenlenen 05.10.2012 tarihli doktor raporunda tespit edildiği bildirilen akut fiili livata bulgularının geçen sürede iyileşmesi nedeniyle yada rızaen ve/veya kayıcı-kaydırıcı madde kullanılarak gerçekleştirilen fiili livata olgularında herhangi bir anal muayene bulgusu saptanmayabileceğinin tıbben bilindiği yönündeki görüşü ve mahkemece tanık sıfatıyla beyanına başvurulan doktor …’ın 27.03.2013 tarihli mahkeme ifadesinde 05.10.2012 günlü anal muayenede taze hassasiyet ve kızarıklık görülmesi nedeniyle genel cerrahi uzmanının da görüşü alındıktan sonra akut fiili livata bulgusu tespit edildiği şeklinde rapor düzenlendiğini ifade etmesi karşısında dava dosyasının ve ihtiyaç halinde mağdurenin İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilerek mevcut raporlar ile doktor bilirkişi beyanı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alınıp mağdurenin fiili livataya uğrayıp uğramadığı ve tarafların 14.09.2012 tarihinden sonra bir araya gelmedikleri sabit olduğundan, 05.10.2012 günlü doktor raporunda bahsedilen taze hassasiyet ve kızarıklığın ne şekilde oluşabileği, bu durumun iddia edilen eyleme bağlı olarak mı yoksa başka bir sebepten dolayı mı meydana geldiği hususlarında açıklayıcı bilgi içerecek şekilde rapor aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.