YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/76
KARAR NO : 2014/10546
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
Tebliğname No : 14 – 2011/272020
MAHKEMESİ : Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15.02.2011
NUMARASI : 2008/207 Esas, 2011/102 Karar
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Mağdurenin gerçek yaşının tespiti amacıyla yapılan araştırma sonucunda Muğla Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 07.10.2008 tarihli raporda mağdurenin rapor tarihi itibarıyla 15 yaş ile uyumlu olduğunun belirtilmesi, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 19.12.2008 tarihli raporunda ise mağdurenin 2008 yılı ve 14.05.2008 tarihinde 16 yaş içerisinde 2007 yılında ise 15 yaş içerisinde olduğunun belirtilip bu raporun da kısmen nüfus kaydındaki yaşını doğruladığının anlaşılması ve yine mağdure hakkında Muğla Devlet Hastanesince düzenlenen 15.05.2008 tarihli raporda akli melekelerinin yerinde olduğunun, Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.05.2008 tarihli raporunda mağdurede akıl hastalığı veya zekâ geriliğinin saptanmadığının, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 28.04.2010 tarihli raporunda mağdurenin sınır mental kapasitesinin olduğunun tespitine karşın, Ege Üniversitesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı Başkanlığının 02.03.2009 tarihli raporunda ise mağdurede hafif derecede zekâ geriliği saptandığının belirtilmesi karşısında, tüm bu çelişkili raporlar eklenmek surtiyle Adli Tıp Kurumu Kanununun 15. maddesine göre Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan, mağdurenin 2007 yılı ve 2008 yılı içerisindeki gerçek yaşının tespiti ile mağdurede her hangi bir akıl hastalığı bulunup bulunmadığı ve varsa bunun hekim olmayanlarca anlaşıp anlaşılamayacağı, söz konusu eylemler nedeniyle beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında rapor alındıktan sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yeralan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık Özay müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.