Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/8718 E. 2013/11257 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8718
KARAR NO : 2013/11257
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin engellenmesi ve hırsızlık suçlarından sanık … ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hırsızlık suçlarından sanık …’in yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Çameli Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 08.02.2007 gün ve 2006/2 Esas, 2007/4 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında haberleşmenin engellenmesi ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nın 7/2. maddesi uyarınca sanıkların yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nın 231/5. maddesinde öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması gerekmekte ise de, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat edinilemediği gerekçesiyle sanıkların hapis cezalarının ertelenmediğinden söz edilmesi karşısında, CMK.nın 231/6. maddesinde öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesine ilişkin koşulunda gerçekleşmediği anlaşıldığından, mağdureyi cinsel amaçla kaçırmaya teşebbüs eden sanıklara verilen cezaların TCK.nın 109/5. maddesi uyarınca artırılmaması, aleyhe temyiz olmadığından ve mahkemece oluşa uygun şekilde sanıkların eylemlerinin cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, önce 5237 sayılı TCK.nın 109/1 daha sonra 109/2. maddeleri tatbik olunmak suretiyle kademeli uygulama yapılması ise ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamış, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 19.02.2013 gün ve 2012/9-1464 Esas, 2013/61 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanıkların savunmalarının alındığı oturumda iddianamenin okunmaması suretiyle CMK.nın 191/3. maddesine aykırı davranılmış ise de; 04.01.2006 tarihinde düzenlenen
iddianamenin 18.01.2006 günü sanıklara tebliğ edilmesi, sanıkların sorgularına geçilmeden önce iddianamede yer alan haklarındaki suçlama ve hangi kanun maddelerinin uygulanmasının talep edildiği konusunda yeterince bilgilendirilmiş olmaları ve suçlama konularına uygun şekilde savunmaları yapılmış olması karşısında sözkonusu usul hükmüne uyulmaması, hükmün esasına tesir eder nitelikte bir aykırılık olmayıp, mutlak bozma nedenleri arasında da sayılmadığından tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun kapıları açık ve kontak anahtarı üzerinde bıraktığı otomobilini çalan sanıkların eylemlerinin, TCK.nın 141/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 142/1.e maddesi ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.