Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/8816 E. 2013/12045 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8816
KARAR NO : 2013/12045
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı tehdit suçundan mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, diğer atılı suçlardan ise mahkûmiyetine dair … 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 05.03.2009 gün ve 2007/472 Esas, 2009/121 Karar sayılı hükümlerin Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii ve mağdure … vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdure vekilinin, 17.11.2008 günlü celsede sanığın cezalandırılmasını isteyip, davaya katılmak istediğini belirttiği ve mahkemece verilen hükümleri temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure … ‘ın davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’in katılan vekili olarak kabul edilmesine ve sanık hakkında tehdit suçundan dolayı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesine göre itirazı kabil nitelikte olduğu, sanık tarafından yapılan itiraz üzerine merciince de itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından, incelemenin sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde 8 yaşı içerisinde bulunan katılan mağdureyi çikolata vereceği vaadiyle kandırarak evine götüren sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu hile ile işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nın 109/2. maddesinden cezalandırılması gerektiği gözetilmeden aynı Kanunun 109/1. maddesi uygulanarak hüküm kurulması,
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi nedeniyle katılan mağdurenin beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre (konunun uzmanı bir doktorun ve adli tıp uzmanının zorunlu katılımıyla, anılan kanunun 7/f maddesinde 6. ihtisas kurulunda görev yapması öngörülen diğer dallardan uzman doktorların da iştirakiyle ve toplam en az 5 uzman doktorla) oluşturulmuş bir heyetten rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca çocuk psikiyatristi katılımı olmadan düzenlenen 27.08.2007 tarihli rapor esas alınarak 103/6. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 30.11.2012 gün ve 2891 sayılı Kararı ile … ilçesi adli teşkilatı kapatıldığından, dosyanın İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.