Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/885 E. 2014/11292 K. 20.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/885
KARAR NO : 2014/11292
KARAR TARİHİ : 20.10.2014

Tebliğname No : 14 – 2011/384093
MAHKEMESİ : Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08.09.2011
NUMARASI : 2010/100 Esas, 2011/259 Karar
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenip gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre, mağdur A.. G..’ın olaydan sonra alınan ilk beyanında dayıları olan sanığın kendisini tehdit ederek üç kez cinsel organını kendi poposuna bastırdığını ve cinsel organını soktuğunu beyan ettiği ve yine ağabeyi olan mağdur Kaan’ı da üç kez tehdit ederek basit cinsel istismarda bulunduğunu belirtmesi ve mağdur A..G..’ın aldırılan raporlarda fiil livata bulgularının olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın mağdur Kaan’a yönelik eylemleri nedeniyle TCK.nın 103/1-a, 3, 4 ve 43. maddelerine göre cezalandırılıması, mağdur A..G..’a yönelik eylemleri nedeniyele ise aynı Kanunun 103/1-a, 2, 3, 4, 6 ve 43. maddelerine göre cezalandırılmasının gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 103. maddesinde yeralan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkân verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak suretiyle hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.10.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında mağdur A.. G..’a yönelik eylemleri nedeniyle mahkemece verilen hükümde, delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan hükmün onanması gerektiği kanaatiyle,
Sanık hakkında mağdur Kaan’a yönelik eylemler nedeniyle verilen hükmün ise, sanığın bu mağdur yönünden üzerine atılı çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediğine dair, mağdur A.. G..’ın aşamalardaki bir biri ile çelişen soyut beyanları dışında mahkûmiyetine yeter ve inandırıcı delil bulunmadığından hükmün bu sebepten bozulması kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.