Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/8998 E. 2013/12312 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8998
KARAR NO : 2013/12312
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2013 gün ve 2011/101 Esas, 2013/136 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel isitimarı suçundan kurulan hüküm yönünden re’sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ve müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafilerinden Av. …’un süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Adli Tıp Kurumu Kanununun 7/1. maddesinde ihtisas kurullarının bir başkan ve adli tıp uzmanı iki üye ile birlikte, her ihtisas kurulları için ayrıca sayılan uzmanların katılımı ile oluşacağı, bu duruma göre altıncı ihtisas kurulunun bir başkan ve dokuz üyeden ibaret olduğu genel olarak belirtilmekle birlikte, Adli Tıp Genel Kurulu ve İhtisas Kurullarının çalışması başlıklı 23/B maddesi gereğince ihtisas kurullarının işin niteliğine göre bir başkan ve en az dört üye ile toplanacağı açıklandıktan sonra, incelenecek konunun uzmanı olan üyenin hazır bulunmasının zorunlu olacağının ifade edilmesi karşısında; söz konusu ihtisas kurulunun bir adli tıp uzmanı ile toplanarak rapor düzenlenmesinde kanuna aykırılık görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın eylemini 11 yaşını tamamlamamış mağdura karşı cebirle işlediği anlaşıldığı halde, sanık hakkında TCK.nın 103/4. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık ve müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Oluşa uygun kabule göre, mağdurun uyumakta olduğu odaya gelip üzerine yatarak cinsel istismarda bulunan sanığın bu suçu işlediği zaman zarfı dışında mağduru hürriyetinden yoksun kılma şeklinde bir eyleminin bulunmadığı, fiillerinin de cinsel istismar suçunun cebir unsurunu oluşturduğu anlaşıldığından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.