YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4847
KARAR NO : 2014/10382
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
Tebliğname No : 14 – 2014/116492
MAHKEMESİ : Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23.01.2014
NUMARASI : 2013/321 Esas, 2014/30 Karar
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurun aşamalardaki yan delillerle desteklenmeyen beyanları, adli tıp uzmanınca düzenlenip mağdurda livata bulgusu bulunmadığına dair 22.05.2013 günlü, 66 sayılı rapor ile olayın tanığı olduğu bildirilen A. Y. beyanının alınamadığına ilişkin zabta geçen mahkeme gözlemi nazara alındığında hafif derecede zekâ geriliği bulunan mağduru olay gecesi sokakta görünce yanına gelen sanığın cebir tehdit veya hile olmaksızın bahçeye götürüp cinsel maksatla alıkoyduğu mağdurun altını sıyırıp kendi altını da sıyırdıktan sonra cinsel organını mağdurun arkasına sürtmek suretiyle basit cinsel istismarda bulunduğu tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dolayı TCK.nın 103/1, 31/3, 109/1-3-f-5 ve 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde TCK.nın 103/2-4, 31/3, 109/2-3-f-5 ve 31/3. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yeralan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkân verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre tutuklu sanık V.. B..’nın TAHLİYESİNE, adı geçen sanığın başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi hususunun mahalline en seri vasıtayla bildirilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.