Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2014/6890 E. 2015/9663 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6890
KARAR NO : 2015/9663
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ : Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesi (Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ : Cinsel taciz

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelendi.
Hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup buna göre mahkemece sanık hakkında cinsel taciz suçundan tayin edilen 1.500 TL adli para cezasına ilişkin hüküm miktar itibariyle CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğundan bu suça yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince Reddiyle, incelemenin tehdit suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı Kararında vurgulandığı gibi 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesi gereğince bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesinin o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği, dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği,
buna karşılık Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16.08.2012 tarihli iddianamede sanığın mağdureyle yaptığı telefon görüşmesinde evlenmek istediğini söyleyip görüşme sırasında sarf ettiği sözler anlatılarak cinsel taciz suçundan cezalandırılmasının talep edilmesi dışında mağdureyi tehdit ettiğine dair açıklamada bulunulmaması karşısında, sanık hakkında tehdit suçundan açılmış ayrı bir dava da bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde bu suçtan da mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.