YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5680
KARAR NO : 2015/11176
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 25.11.2015 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Üzeyfe Balcılar hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekâletnamelere dayanarak sanık…. adına gelen Av… ve Av. .. huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık .. hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözleri sorulan sanık müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 09.12.2015 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Evinden ailesine haber vermeksizin ayrılıp üç gün sonra bulunan mağdurenin kollukta alınan ilk ifadesinde, bugüne kadar kimseyle cinsel ilişkiye girmediğini, dışarıda iken dershanedeki bayan öğretmenlerinin evinde kaldığını beyan edip iç beden muayenesinin yapılmasını kabul etmemesi, mahkeme kararıyla yaptırılan iç beden muayenesinde hymende eski yırtık bulunduğunun rapor edilmesi üzerine alınan ikinci ifadesinde ise sanığın eylemlerini anlatması ve mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları dışında savunmanın aksini kanıtlamaya yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin temini için mahalline en seri şekilde bildirilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 01.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
01.12.2015 tarihinde verilen işbu karar 09.12.2015 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Kemal Mecit hazır olduğu halde sanık müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.