Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2015/8418 E. 2019/10945 K. 19.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8418
KARAR NO : 2019/10945
KARAR TARİHİ : 19.09.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından mahkumiyet
TETEBLİĞNAMEDEKİ
DÜŞÜNCE : Onama

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sanığa isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğinin belirlendiği, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşılmakla, sanık müdafisi ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mahkemenin gerekçesinde; sanığın bir daha suç işlemekten çekineceği hususunda olumlu kanaat oluşmaması ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak sanık hakkında verilen cezanın TCK 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara çevrilmediği açıklanmasına rağmen hüküm kurulurken sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarı göz önünde bulundurularak TCK’nın 50/1. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle kabul ile hüküm arasında çelişki yaratılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.