YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10726
KARAR NO : 2020/4251
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafisi ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tüm dosya kapsamı nazara alındığında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 18.03.2013 günlü raporda mağdurede depresif uyum bozukluğu tespit edildiği, ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan bu tablonun iddia edildiği gibi cinsel istismara bağlı ortaya çıkabileceği, ancak bu psikiyatrik tablonun yaş farkı fazla olmayan mağdur ve suça sürüklenen çocuğun hile, şiddet veya zorlama olmaksızın erken yaşta cinesl deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının belirtilmesi karşısında, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuğun eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenememesi nedeniyle ceza hukukunun temel ilkelerinden olan “şüpheden sanık yararlanır” kuralı gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden anılan maddenin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.