Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/3572 E. 2020/4987 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3572
KARAR NO : 2020/4987
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin, aşamalardaki ifadeleri, sanığın vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini iddia etmesine karşılık Şanlıurfa Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesinde görevli kadın doğum uzmanınca düzenlenen 01.01.2012 günlü, 106 sayılı doktor raporunda hymenin anüler yapıda olup intakt izlendiği ve cinsel istismara eşlik eden herhangi bir lezyonun cinsel organlar ile vücutta bulunmadığının belirtilmesi, İstanbul Adli Tıp Kurumu Bioloji İhtisas Dairesince hazırlanan 22.08.2012 günlü, 1919 sayılı raporda mağdurenin külodundan temin edilen leke örneklerinde suça sürüklenen çocuğun DNA profilinin bulunduğunun bildirilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında olay günü suça sürüklenen çocuğun organ sokmak suretiyle cinsel istismarda bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilip belirlenecek lehe kanuna göre hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisi ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.