YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/407
KARAR NO : 2016/3047
KARAR TARİHİ : 29.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, hakaret, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
DÜŞÜNCE : Onama, bozma
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın, suç tarihinde saat 23:45 sıralarında, mağdur …’e ait fırına girerek yanında bulunan tüfeği göstermek suretiyle mağdurlar …, …, … ile …’in yaklaşık 45 dakika süreyle hürriyetini kısıtladıktan sonra saat 00:30 sıralarında iş yerinden çıkarak giderken iki el ve köy içinde de iki el havaya doğru ateş etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK’nın 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ve aynı Kanunun 170/1-c maddesinde yer alan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturması nedeniyle TCK’nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.