Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/5198 E. 2020/6314 K. 24.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5198
KARAR NO : 2020/6314
KARAR TARİHİ : 24.12.2020

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun, olay günü cinsel organını vücudunu okşayıp boynundan öptüğü on dört yaşındaki katılan mağdurenin cinsel organına külot üzerinden sürtmekten ibaret eyleminin hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla getirilen düzenleme sonrası 5237 sayılı TCK’nın 103/1-c.1. maddesinde yer alan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 16.12.2013 tarihli raporunda eylem nedeniyle katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 23. maddesi düzenlemesi nazara alındığında cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı hal olmaksızın işlenen eylemin ardından ağır netice olarak ortaya çıkan ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı gözetilmeden müsnet suçtan belirlenen cezanın koşulları oluşmadığı halde aynı Kanunun 103/6. maddesi ile artırılması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” düzenlemesi gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.