YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5505
KARAR NO : 2016/7550
KARAR TARİHİ : 02.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı (sanıklar … ile suça sürüklenen çocuklar …, çocuğun nitelikli cinsel istismarı (iki kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (suça sürüklenen çocuklar …, …), çocuğun basit cinsel istismarı (suça sürüklenen çocuklar …); çocuğun nitelikli cinsel istismarı (sanık …)
HÜKÜM : Sanık …’nin atılı suçlardan beraatine; sanıklar … ile suça sürüklenen çocuklar …’ın müsnet suçlardan mahkûmiyetlerine; suça sürüklenen çocuk ….. hakkında
çocuğun nitelikli cinsel istismarı (bir kez) ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına; suça sürüklenen çocuk …’in zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (bir kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetine, sanık …’nın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine, sanık …’un kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyetine
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin sanık … ile diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi ve sanık … müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 19.10.2016 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü tayin olunarak sanık … müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 09.11.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Bugün dava evrakı incelendi, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde gözetilerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Suça sürüklenen çocuk … Reşit hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun basit cinsel istismarı suçundan verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiin bu kararlara yönelik temyiz istemi aynı Kanunun 264. maddesi gereğince itiraz kabul edilip mahallinde merciince değerlendirilmesi gerektiğinden, incelemenin diğer suça sürüklenen çocuklar ile sanıklar haklarında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra, suça sürüklenen çocuk … … müdafiin duruşmalı inceleme talebinin kanuni süresinden sonra yapıldığı ve sanık … müdafiin duruşmalı inceleme talebinin ise ceza miktarı itibariyle yerinde olmadığı nazara alınıp 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık … ile suça sürüklenen çocuk … … yönünden duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk …… ve sanık … haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve sanık … hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıklar haklarında kurulan hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanıklar… ve suça sürüklenen çocuk … … müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık … müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmasının reddiyle kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … müdafiin sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen beraat hükümlerini sadece vekalet ücreti yönünden temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca beraat eden ve kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekâlet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına ” Kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren sanık … yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.000,00 TL. maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar… ile suça sürüklenen çocuklar… ve … haklarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ve sanık … hakkında çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Sanıklar, …. ile suça sürüklenen çocuklar…’ın savunmaları, mağdurenin aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklar ile suça sürüklenen çocukların savunmalarının aksine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediklerine dair, cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, müsnet suçlardan beraatlerine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
Mağdurenin aşamalardaki beyanlarında, sanık … ile sanığın amcasının olduğunu belirttiği evde rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiklerini belirtmesi ve sanığın da mağdurenin belirttiği adreste amcasının ikamet etmediğini savunması karşısında, öncelikle mağdureden sanık ile cinsel ilişkiye girdikleri evin neresi olduğu sorularak tespit edilmesi, bunun mümkün olmaması halinde mağdurenin
kolluk beyanında evin adresini vererek yalnızca kapı numarasını belirtemediği evin birinci katta bulunduğunu beyan ettiği nazara alınarak gerektiği takdirde suç tarihinde birinci katta oturan kişilerin tespit edilerek sanık … ile bu kişilerin yakınlıkları olup olmadığı veya bu kişilerin sanığı tanıyıp tanımadıkları araştırılarak sonucuna göre sanık …’ın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyet kararı verilmesi,
Sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’in üzerlerine atılı suçlardan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun 5237 sayılı TCK’nın 103/2. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırının beş yıldan fazla olması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 150/3, 151 ve 188/1. maddelerine aykırı olacak şekilde sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’in müdafilerinin yokluğunda sorguları yapılıp neticeten kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Suça sürüklenen çocuk … … ile sanık … haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suça sürüklenen çocuklar … ile … haklarında çocuğun basit cinsel istismarı suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin kovuşturma evresinde alınan beyanı dikkate alındığında, mağdurenin olay tarihinde suça sürüklenen çocuk ….. ile sanık … tarafından cebir, tehdit veya hile kullanılarak diğer suça sürüklenen çocuk … …’ın anneannesinin evine götürüldüğüne dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, mağdurenin rızası dahilinde bu eve gittiği, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada kullanılan cebirin de çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun unsuru olduğu gözetilmeden, sanık … ile suça sürüklenen çocuk … Can’ın 5237 sayılı TCK’nın 109/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetleri yerine aynı Kanunun 109/2. maddesine göre cezalandırılmalarına karar verilerek fazla ceza tayini,
Sanık … hakkında kurulan hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Suça sürüklenen çocuklar …ile … haklarında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar dikkate alınarak uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği halde adli sicil kayıtlarında mahkûmiyetleri bulunmayıp dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özelliklerine de rastlanılmayan suça sürüklenen çocuklar haklarında “suç sonrası ve yargılama sürecindeki davranışları, suçtan pişmanlık duymayışları, olumlu kanaat oluşturmadığından” şeklindeki dosya içeriğine uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Suça sürüklenen çocuklar… ile … haklarında hükmedilen hapis cezalarıyla ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme koşulları ile 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda aynı maddenin altıncı bendindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin gerekçeli hükümde tartışılarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve herhangi bir adli sicil kaydı bulunmayıp tevilen de olsa atılı suçu ikrar ederek pişmanlığını ifade eden suça sürüklenen çocukların dosyaya yansıyan olumsuz durumlarının da bulunmadığı nazara alınmaksızın anılan madde metinlerini tekrarla ve yetersiz gerekçeyle 5271 sayılı CMK’nın 231/5. ve 5237 sayılı TCK’nın 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları ile sanık … müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre, sanıklar … ile …’un TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadıkları taktirde en seri vasıtayla derhal tahliyelerinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 02.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.02.11.2016 tarihinde verilen işbu karar 09.11.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.