YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5764
KARAR NO : 2020/5564
KARAR TARİHİ : 02.12.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
On dört yaşındaki mağdurun olay günü sanıkla birlikte gittiği evde aldığı alkolün etkisiyle kendinden geçmesinin ardından uyandığında üzerinde yalnızca külodunun bulunduğunu görmesi üzerine sanığın bir şeyler yapmış olabileceği ihtimaliyle yaptığı başvuruya istinaden başlatılan tahkikatta alınan 23.06.2011 tarihli adli raporda anal bölgede livata yönünde değerlendirilebilecek bulguya rastlanılmaması, külotta tespit edilen spermin sanık veya mağdura ait olmadığının bildirilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın müsnet suçu cinsel amaçla işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden hakkında belirlenen cezanın 5237 sayılı TCK’nın 109/5. maddesi ile artırılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24.01.2017 gün ve 2014/3-508 Esas, 2017/22 sayılı Kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda “başkaca artırım ve indirime yer olmadığına” şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli bir gerekçe niteliği taşımadığı gözetildiğinde bu hususta denetime elverişli gerekçe içerecek şekilde hüküm kurulması gerekirken yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.