Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/6509 E. 2016/7577 K. 03.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6509
KARAR NO : 2016/7577
KARAR TARİHİ : 03.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilerek dosya incelendi.
Sanık müdafiin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan dolayı 5237 sayılı TCK’nın 102/2,3-a, 43/1. maddeleri uyarınca verilen ceza 13 yıl 1 ay 15 güne ulaşsa dahi, suçun sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın 49/1 ve 102/5. maddeleri gereğince 20 yıla kadar arttırılmasının olanaklı bulunduğu nazara alınarak hakkaniyet gereği bir miktar daha arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden 102/5. maddesinin uygulama dışı bırakılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından ve nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümde TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmasıyla 12 yıl 13 ay 15 gün yerine 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi ise aynı Kanunun 62. maddesinin uygulanması neticesinde bulunan sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiriler dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.