YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7408
KARAR NO : 2020/3512
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (mağdure …’e karşı); çocuğun cinsel istismarı (mağdure …’a karşı)
HÜKÜM : Sanığın, mağdure …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyeti ile mağdure …’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen Kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında mağdureler … ile …’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan (mağdure sayısınca) kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen ceza nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği gibi beraat hükmünün de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, sanık müdafisi ile O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında mağdure …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, olay günü on beş yaşından büyük mağdureyi cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen neden olmaksızın aracına aldıktan sonra dudağıyla yanağından öptüğü, eteğini kaldırarak bacağına dokunduğu ve inmek istemesine rağmen araçtan indirmediğinin tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 109/1, 3-d, 3-f, 5. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 109/2, 3-d, 5. maddeleri ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.