YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7611
KARAR NO : 2016/7563
KARAR TARİHİ : 02.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan TCK’nın 102/2, 102/3-d, 35/2. maddeleri uyarınca belirlenen 13 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 62/1. maddesi ile 1/6 oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın 11 yıl 3 ay yerine 10 yıl 15 ay olarak eksik belirlenmesi ve oluş ile kabule göre sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçunu silahla işlediği halde cezasında TCK’nın 119/1-a maddesine göre arttırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiriler dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık ile müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanığın, gece vakti uyumakta olan müştekilerin evine girerek, bıçak tehdidi ile mağdure …’e yönelik nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs eyleminde bulunduğu anlaşıldığından, cinsel saldırı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.