YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7619
KARAR NO : 2016/7656
KARAR TARİHİ : 08.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin sanıklar müdafileri, O Yer Cumhuriyet Savcısı, … vekili tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar müdafilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 02.11.2016 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü verilerek sanıklar müdafilerine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanıklar … ve … adına gelen Av. … ve sanık … adına ibraz ettiği yetki belgesine dayanarak gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar …, … ve … haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmalarda bulunup müvekkilleri haklarındaki hükümlerin BOZULMASINI istediler.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 23.11.2016 Çarşamba günü saat 09:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve kamu davasına katılma hakkı bulunmayan … vekilinin sanıklar haklarında kurulan hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vâki temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar müdafilerinin temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların, mağdureye yönelik işledikleri kabul edilen beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dolayı eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 103/3. maddeleri uyarınca verilen 15 yıl hapis cezasından sonra mağdurenin ruh sağlığının bozulması karşısında aynı Kanunun 49/1. maddesine göre cezanın 20 yıla kadar arttırabileceği gözetilerek hakkaniyet gereği TCK’nın 103/6. maddesinin tatbikiyle öngörülen sınırlar arasında makul bir şekilde hapis cezasının arttırılması gerektiği gözetilmeden anılan maddenin uygulama dışı bırakılması,
Sanık …’in nitelikli cinsel istismar eylemini iki kez gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında eylemin sayısı dikkate alınarak TCK’nın 43. maddesi ile cezada arttırım yapılırken alt sınırdan uygulama yapılması yerine aynı Kanunun 3. maddesindeki orantılılık ilkesi, 61. maddesindeki koşullar ve dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Oluş ve kabule göre, suç tarihlerinde onbeş yaşından küçük olan mağdurenin cebir, tehdit veya hile olmaksızın kendi isteğiyle sanıklar … ve … ile …’a ait simit fırınında ve sanık … ile kendi isteğiyle … Derneğinde buluştuğunun belirlenmesine göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir neden bulunmadığı gözetilerek kanunda belirtilen gerekçelerin tekrarı ile yetinilip yazılı şekilde teşdiden hüküm kurulması neticesinde cezaların fazla belirlenmesi,
… Cumhuriyet Başsavcılığı adli emanetinin 2013/174 sırasında kayıtlı mağdureden alınan iki adet saç kılı ve 2015/89 sırasında kayıtlı sanık …’a ait kan örneklerinin karar kesinleştiğinde imhası yerine yazılı şekilde dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi,
Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile müdafilerin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
08.11.2016 tarihinde verilen işbu karar 23.11.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanıklar müdafilerinin gıyaplarında tefhim olundu.