Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/8013 E. 2016/7690 K. 09.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8013
KARAR NO : 2016/7690
KARAR TARİHİ : 09.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet, tehdit suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması

İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin sanıklar müdafileri ile O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar müdafilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 02.11.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanıklar müdafilerine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından…hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanıklar … ve … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanıklar … ve … haklarında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanıklar müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkilleri haklarındaki hükümlerin BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanıklar müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 16.11.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Mahkemece sanıklar haklarında tehdit suçundan dolayı 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların itiraz kanun yoluna tâbi olup temyizinin mümkün olmadığı ve anılan kararların mahallinde merciince incelenerek itirazın reddedildiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin sanıklar haklarında çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar ile müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanıklar müdafii Av. …’in duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmasının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar haklarında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Soruşturma evresinde mağdurenin emniyette alınan ifadesinde olay gecesi kendisini zorla kaçırarak kapalı durumdaki kafeye götüren sanıklardan Şahin’in darp etmesinin ardından diğer sanık …’in üzerindeki kıyafeti çıkartmaya çalışırken direndiğini ve bu sırada gelen telefon üzerine sanıkların kendisini araçla aldıkları yere bıraktıklarını beyan edip mahkemede verdiği ifadesinde de benzer anlatımda bulunduğu, mahkemenin de eylemleri bu şekilde kabul ettikten sonra sanıkların mağdureye temasta bulunduklarından bahisle eylemlerinin tamamlanmış çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde hükümler kurulmuşsa da, temas kabul edilen eylemler açıklanmadığı gibi mağdure beyanlarında somut cinsel içerikli bir temastan bahsedilmemesi nedeniyle anılan beyanların hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşıldığından, mağdurenin duruşmaya celb edilerek, olay anında sanıkların salt kıyafeti çıkartmaya yönelik eylemleri dışında vücudunun diğer kısımlarına da cinsel amaçla dokunup dokunmadıkları, dokunmuş iseler hangi bölgeye ne şekilde temas ettikleri hususlarında ayrıntılı beyanının alınmasının ardından toplanacak delillere göre suç vasfının tayini ile sanıkların hukuki durumlarının takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Haklarında atılı suçtan dolayı 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesi gereğince cezalandırılmaları için kamu davası açılan sanıklarla ilgili olarak mahkemece aynı Kanunun 103/1. maddesi ile belirlenen temel cezaların suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği kabul edilip, iddianamede bu hususa ilişkin ayrı sevk maddesi de gösterilmediği nazara alınarak, ek savunma hakkı verildikten sonra sanıklar haklarında TCK’nın 103/3-a. maddesinin tatbiki gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde anılan arttırım maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226/1. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar ile müdafileri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile sanıklar müdafii Av. …’in duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunması bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
09.11.2016 tarihinde verilen işbu karar 16.11.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından… hazır olduğu halde sanıklar müdafiin gıyabında tefhim olundu.